Fujifilm X-PRO3 İncelemesi

January 05, 2020  •  2 Comments

 

Fujifilm X-PRO3 İncelemesi

Günümüzde fotoğraf makinelerinin evrimi herkese, her işe koşan fotoğraf makinelerinden çok, daha kişisel kullanıma hitap eden fotoğraf makinelerine doğru dönüyor. Pek çok özelliği makinenin üzerine ilave etmektense, bazılarını makinenin üzerinden alarak, fotoğrafçının daha fazla fotoğrafa odaklanmasını hedefleyen sade tasarımlar kullanılıyor. Fujifilm X-Pro3’de bunlardan birisi.

İlk başta, acaba dedirten tasarımın, bir kaç saatlik kullanımı ile size daha minimalist ve daha fazla fotoğrafa odaklanmaya imkan kılan bir yaklaşımda olduğunu kavramaya başlıyorsunuz. 

Makine, Fujifilm X-T3 ve Fujifilm X-T30'da bulunan,26.1MP APS-C X-Trans 4 sensörünü kullanmakta. Bu sensör hakkında o denli fazla şey yazılıp çizildi ki buradan bütün bunları tekrar yazma ihtiyacı hissetmedim. Kısaca rüştünü tam olarak ispat etmiş bir sensör diyebiliriz. 

Su geçirmeyen yapısı, gövde üzerindeki alt ve üst kapaklardaki titanyumdan yapılmış çok sağlam plakaları, ayrıca çizilmeye karşı ekstra dayanıklı dura modelleri de mevcut, X-Pro3 önceki modelde ve X100F’de kullanılan hibrit optik / elektronik vizörü kullanmakta. Optik vizör daha farklı, elektronik vizör ise daha gelişmiş şekilde sunulmakta. X-Pro3 ayrıca X serisindeki diğer kameralarla aynı menü sistemini kullanıyor. Bu da mevcut kullanıcıların çok hızlı bir şekilde menü sistemini adapte olmasını sağlıyor. NP-W126S piller, yine aynı şekilde, X-T3, X-T30, X100F modellerde kullanılan pillerin aynısı.   

X-Pro3 ile Gelen Yenilikler

  • Vizör kullanımını teşvik eden gizli arka LCD ekran

  • Arkada durum bilgisi paneli:  film modu ya da exif bilgileri 

  • Optik vizör sabit büyütme özelliğine sahip

  • Kontrastı artırılmış OLED elektronik vizör 

  • Yeni bir Film Simülasyon modu, berraklık' (clarity) ayarı ve renkli - mono görüntüler içeren yeni işleme seçenekleri

  • 26MP APS-C BSI CMOS sensör.


Haluk Safi, Aralık, 2019, X-Pro3, ISO 12.800, f/2.8, 1/45 

Yapısı ve Çekim Esnasında Kullanımı

Fujifilm, X-Pro kamera serisini piyasaya sunduğundan bu yana, ana hatları belli olan ve gerçekten tasarım olarak şık bir makineler üretiyor. Firmalar piyasanın genel yaklaşımı çerçevesinde tüketici ihtiyaçlarını daha fazla karşılamak amacı ile, fotoğrafçıya, daha fazla özellik sunmak zorunda kalıyorlar. 

Ancak, bu modelin üzerindeki ismin “Pro”’nun karşılığını verecek şekilde, yetkin fotoğrafçıların ihtiyaç hissetmeyeceği ya da olmamasını tercih edecekleri özelliklerin kaldırıldığını ya da gizlendiğini görüyoruz. Bence bunlardan ilki D-pad (Yönlendirme tuşları) ortadan kaldırılmış. Çok da doğru yapılmış. Fotoğraf çekimi üzerindeki yetkinliğiniz arttıkça, temel ayar tuşlarının mekanik, diğer ayar tuşlarının da minimum adette olmasını talep ediyorsunuz. Az adette konumlanmış tuşlara da, ezberden kolayca erişim yapmak istiyorsunuz. İşte D-Pad in çıkarılması, bu yaklaşımla yapılmış, makine tuşlarını minimalist bir çizgiye dönüştüren bir hamle. 

Bir başka sevdiğim özellik ise, X100F’deki gibi, başparmağım ile makine gözümdeyken, her tuşa erişim sağlayabilmem. Bu sayede kullanımımı çok seri şekilde gerçekleştirebiliyorum. 


Haluk Safi, Aralık 2019, X-Pro3, ISO 12.800, f/5.6, 1/6

Örneğin bu kareyi çekerken, ISO 12.000 de olduğunu görüyorum, Perde hızımın da ⅙ olduğunun farkındayım. 23mm lens makinede bağlı, yani nefesimi tutarak çekim yapmam lazım ki, karenin fonu benim için yeterince net çıksın. Çekim sonrasında iken, ⅙ perde hızını kurtarıp kurtaramadığımı bakmak için, gözüm vizördeyken, play tuşuna basarak görüntüyü ekrana çağırıp, kaynağımı doğru yapıp yapmadığımı anlık olarak kontrol ettim. İşim bitti, denklanşöre yarım basarak tekrar çekim moduna döndüm. Tüm bu işlem, 2sn den fazla sürmedi ve hem pozisyonumu hem de makineyi gözümden çekmeden (kaynağımı bozmadan) bu işlemi gerçekleştirdim. 

İşte, minimalist tasarım ile bunu ifade etmek istiyorum. “Pro” terimini X-Pro3, öyle ya da böyle hak ediyor. Yapılan değişiklikler, tüketiciyi kandırmak üzere yapılan ucuz hamleler değil, gerçekten fotoğrafçının ihtiyaçları fark edilerek yapılan iyileştirmeler.

Otomatik Odaklama Hızı

X-Pro3,  X serilerindeki gibi hem 11fps’e kadar seri çekim yapabilmekte hem de diğer kardeşleri gibi hızlı ve güvenilir odaklama hızı bulunmakta. Yapmış olduğum çekimlerde, odaklama konusunda bir sıkıntı yaşamadığım gibi, gece çekimlerinde de odaklamasını çok süratli bulduğumu belirtmek isterim. Şu ana kadar hem gece hem de gündüz çekimlerinde odaklama sıkıntısı ile karşılaşmadım. 
 

Bu yazıda yayımladığım tüm gece çektiğim fotoğraflarım, AF-S odaklama modunda, ISO 12.000 de ihtiyaç duyacak kadar karanlıkta çekildi ve tek seferde dahi, odaklama da sorun yaşamadım. Aslına bakarsanız bu denli karanlıkta odaklamanın sıkıntı çıkarmasını bekliyordum, beklentimin aksine hiç bir sıkıntı yaşamadım, 

Fujifilm X-T3 performansına çok yakın performansta odaklama hızına sahip olduğunu söyleyebilirim. Ağırlıklı olarak fotoğraf çektiğim için, bu odaklama kalitesi gayet yeterli bulduğumu belirtmek isterim. 

Odaklama Sensörleri vizör seçimine göre: Optik Vizör (OVF)'ü kullanarak 117 AF noktasından birini seçebiliyorsunuz, oysa elektronik vizörde 425 odak noktasına ulaşabiliyorsunuz. Bu fark sadece daha detaylı odak noktası talep ettiğinizde önemli olacaktır. (Portre ya da makro çekimlerde olduğu gibi. Onun haricinde, odaklama hızına yansıyan bir durum değildir.)

Otomatik ISO

Makine üzerinde, perde hızı ve ISO ayarlarının ortak yer aldığı çok şık bir düğme mevcut. Amacım perde hızını sabitlemek değilse, bu düğmeyi çok umursadığımı söyleyemeyeceğim. Çünkü çekim alışkanlığı olarak 23mm lens kullandığım için, ISO ayarını otomatiğe getiriyorum ve minimum perde hızını da gece ya da gündüz çekimlerinde 1/60 ya da 1/100 seviyesine. Bu sayede, makine çekerken ISO ayarını kendisi artırıyor ya da azaltıyor. ISO 12.800 de çekilmiş olan bu fotoğrafların hala sokak fotoğrafçılığında kullanılabilir gürültü seviyesinde olduğunu fark etmişsinizdir. 
 


Haluk Safi, Aralık 2019, X-Pro3, ISO 12.800, f/2.8, 1/100

Film Simülasyonları 

Fujifilm’de X-serilerinde kullandığı film simülasyon özelliği sayesinde, çekim sonrasında fotoğraf işleme gereksinimim gittikçe asgariye düşmeye başladı. Çekimlerimde simülasyon kullanırken, raw formatına sadece karanlık bölgelerdeki detayları kaybettiğim ve geri getirme ihtiyacı duyduğum zamanda gereksinim duymaktayım. Bu tür durumlarda basit bir fotoğrafişleme yazılımı da gayet yeterli olmakta. Örneğin, aşağıdaki fotoğraflarda, hemen hemen hiçbir fotoğraf işleme tekniği kullanmadım ve siyah bölgelerdeki detayları da talep etmediğim için RAW formatını işlemeye ihtiyaç duymadım. (Simülasyon Fujifilm Velvia)

 


Haluk Safi, Aralık 2019, X-Pro3, ISO12.800, f/4, 1/10

X-Pro3’ün bu modelinde, mevcut film simülasyonların üzerine ¨Classic Neg¨ adında yeni bir simülasyon geldi. Superia Filmin çok benzeri olan bu simülasyonu incelemek gerekir. 


Yukarıdaki tabloda, Fujifilm’in kullandığı, film simülasyonları ve sahip oldukları kontrast ve saturasyon yaklaşımlarını görmek mümkün. Ayrıca, menü de bulunan ¨Eğri¨ (Curve) özelliği sayesinde, çekimlerin ve simülasyonların kontrastı ile çekim öncesinde oynayabilir, aynı zamanda, berraklığını (clarity) artırabilirsiniz.

 

Video

Fujifilm X-Pro3 daha çok belgesel ve sokak fotoğrafçıları için temelde tasarlanmış olan bir fotoğraf makinesi olarak görüyorum. Ancak,  Video’da bir X-T3 seviyesinde olmamakla beraber, 4K da UHD hem de DCI çözünürlüklerde 15 dakikaya kadar çekimler yapmanıza da imkan sağlıyor. Ayrıca 120p'ye kadar 1080 de çekim yapabilirsiniz. Öte yandan video çekim kalitesini ve odaklama takibini çok beğendiğimi belirtmek isterim.

Kısacası amacınız ağırlıklı video çekimi değilse, video performansı gayet yeterli görünmekte.

Gizli LCD Ekran

X-Pro’nun önceki modellerinde LCD ekran, sabit ve arka panelde kullanıcıya bakan konumdaydı. X-Pro3 ‘de ise, arka panelin arkasına gizlenmiş ve 180 derecelik, aşağı açılır özelliğe sahip.

X-Pro3 de ayrıca, Fujifilm X-H1'in en üst sağ ekranını hatırlatan küçük, kullanıcıya bakan bir arka ekran mevcut. Analog makinelerde, mevcut kullanılan film ne ise, fotoğrafçıya  hatırlatma amacı ile, filmin ambalajından film bilgisinin yer aldığı karton parça, bu bölmeye konulurdu. X-Pro3 te de buna gönderme yaparak, bu küçük ekran ilk açıldığında, makine üzerinde var olan film simülasyon bilgisini belirtecek şekilde, film bilgisi bu küçük ekranda gözükmekte. Geçmişe yapılan bu göndermeyi anolog tarzı çekmeyi seven birisi olarak çok beğendiğimi belirtmek isterim. Ayrıca, bu ekranın işlevsellik kazanabilmesi için,  dilerseniz, mevcut EXIF bilgilerinin de bu bilgi ekrana yansımasını sağlayabilirsiniz. 


Fujifilm GA645-Analog-Rangefinder

Gizli LCD yaklaşımına karşı ilk başlarda bazı tereddütlerim vardı. Ancak bir fotoğrafçı olarak şunun da farkındaydım. Çekim esnasında, sizin çekim sürecinizin kesintiye uğramaması çok kıymetlidir. Ön izleme alışkanlığını ortadan kaldırmak amacı ile yapılmış olan bu yaklaşımı, son derece doğru bulduğumu belirtmek isterim. Çekim esnasında, alışkanlık yönünde, çekileni kontrol etmektense, odağınızı bozmayıp, çekime odaklanarak devam edilmesi olanak verilmektedir.  Alışkanlık ve gereklilik gerçekten bir birlerinden farklı şeyler. Eğer fotoğraf çekim sürecini, durdurmaya değecek şekilde, çekim sonucunu kontrol etme ihtiyacınız var ise, çekim sonucunu izlemeyi, hem vizörden hem de LCD yi açarak yapabiliyorsunuz.
 

Gizli ekran 180 derece açılmaya izin verdiği için, ekranı 90 derece açarak, hem menü ayarlarının yapılmasını, çekim aralarında fotoğrafları dokunmatik ekrandan izlemeye, hem de karın hizasından çekime izin vermektedir. Karın hizasından çekimlerde X-T3 den farklı olarak karından çekimlerde avantajlı yönü, X-Pro3’ün vizörünün yanda olması sebebi ile, fotoğrafçı yukarıdan LCD yi tam olarak görebilmektedir. 

Gerçeği söylemek gerekirse: LCD nin gizli olmasının, şu ana kadar bir eksikliğini hissetmedim. Bunu bir sorun olarak da görmüyorum, aksine çekim esnasında, süreci kesintiye uğratmaması açısından doğru bir tasarım yaklaşımı olarak görüyorum.

 


Haluk Safi, Aralık, 2019, X-Pro3, ISO12.800, f/4, 1/60

 

Hibrit Vizör

X-Pro3 ile Fujifilm, optik / elektronik hibrit vizöründe hem elektronik vizörünü hem de optik vizörünü büyütmüş durumda. Elektronik vizörünü X-Pro2 den farklı olarak, ekranı OLED’e çevirmiş, kontrası 1:5000 değerine çıkarmış ki bu detayları çok rahat seçmenizi sağlamakta. Ayrıca büyütme oranını 0,59x den, 0,66x’e yükseltmiş. 

Optik modu kullanırken, manuel odaklamayı kolaylaştırmak için, ekranın sağ altında çıkan elektronik telemetri görüntüsü bu sayede çok daha iyi seçilebilir olmakta. 

Öte yandan, optik vizörde Fujifilm’in yapmış olduğu ekranı büyütme seçimi beni bir miktar rahatsız etti diyebilirim. 

Elektronik vizörde yapmış olduğu iyileştirmeyi ne yazık ki, optik vizörde göremiyoruz. X-Pro2 modelinde var olan, ve seçme opsiyonu bulunan 0.36x ve 0.60x büyütme oranları yerine, X-Pro3 tek büyütme oranı 0.52x’yi kullanmakta. 

Optik vizörde kadraj-çerçeve çizgilerini görebileceğiniz en geniş açı, 23mm’ye (Tam çerçeve terimlerinde 35mm). Bu da geniş açılı objektiflerde mecburen elektronik vizöre geçiş yapmak zorundasınız anlamına gelmekte. Öte yandan 23mm’ye (Tam çerçeve terimlerinde 35mm) açının en popüler açı olması sebebi ile Fujifilm’in vermiş olduğu bu karar bir miktar hoş görülebilir. Ancak X-Pro4’de X-Pro2’deki optik vizör yaklaşımını geri getirmesini de umut ediyorum. 

Odak Sınırlayıcı

X-Pro3'ün AF / MF menülerinde, AF sisteminin çalışması için yakın ve uzak mesafeler ayarlama, odaklanmayı hızlandırma ve kameranın amaçlanan hedeften başka bir yere yeniden odaklanma riskini azaltma özelliği mevcut. Sokak fotoğrafçılığında bu gerçekten kullanışlı bir durum. Örneğin ayarlardan 2.5m ve sonsuzu odakla dediğinizde, bu mesafeden sonrasındaki objelere odaklama algoritması bakarak, odaklama hızını artırıyor ya da hatalı odaklama riskini azaltıyor.

Tasarım

X-Pro3 gerçekten güzel bir kamera. Optik ve elektronik hibrit tasarımlı, yanda bulunan vizörü, gizli LCD ekranı, arkada bulunan küçük ekrandaki film smilasyonu, eski rangefinder kameralarını hatırlatan minimalist tasarımı ile çağımızda nostaljik bir çizgiyi yakalamayı başarıyor. 

Genel Görüşüm

Her türlü çekime koşturabileceğiniz gibi, esasen sokak ve belgesel fotoğrafçılar için temelde tasarlanmış olan bu fotoğraf makinesi; çok iyi seviyedeki açılma ve odaklama hızı, genel kullanımı iyileştirmek için, yeniden tasarlanmış kavrama (grip) yardımı ile çekim esnasında dengeli hissettirmesi,  tuşların minimalist tasarımı ve yerleşimi ile, gözünüz vizördeyken ulaşılabilir ergonomik tuşlar ve çok fonksiyonlu joystik, gelişmiş sensör kalitesi ve işlemci hızı ile, ismindeki ¨pro¨ kelimesini gerçekten hak etmekte.

Bu güzel retro tasarımlı makine, kullanıcısına, sorunsuz, keyifle çekim yapabilme imkanını tanıyor.


Comments

Swepson(non-registered)
Carelessly, the most major and unprecedented season of life is academic period. In this period, we visit http://www.proessaywriting.com/buy-coursework/ invite a lot for example we make new mates and meet new people. This is the best way to deal with oversee get responsibility from different people.
Lyrk(non-registered)
Bende X100F mevcut. Acaba bnuna geçsem mi diye düşünüyorum. X100F deki gece çekim olayı yetersiz geliyor. Acaba buna sırf bunun için masraf etmeye gerek var mı?
No comments posted.
Loading...
Subscribe
RSS
Archive
January February March (4) April (2) May (1) June July August September October November December (1)
January February (1) March April May June July August September October November December
January February March April May June July August September October November December (2)
January February March April May June July August September October November December
January (1) February March April May June July August September October November December
January February March April (3) May (2) June (2) July (1) August (2) September October November December
January (2) February March April May June July August September October November December
January February March April May June July August September October November December